Satıyorum..satıyorum..saaatttım..!

29-Şub-16 10:18 Yazar :  

Satış pazarlama pozisyonları işe alımına gayri nizami bakış.

Satış ekibinin yeniden yapılanması doğrultusunda son bir ayını tamamen Satış Müdürü ve Satış Mühendisi görüşmeleriyle geçirmiş bir İK'cı olarak bilinç altımda oluşanları yazmak istedim bu hafta.

Satış pozisyonları bir şirketin olmazsa olmazıdır bildiğiniz gibi. Üretilen ürün veya hizmet her ne ise onu sahada satabiliyor olmak, daha fazla satabiliyor olmak ve bağımlı müşteriler oluşturmak satış işi yapanların temel fonksiyonları. Üstelik satış yapmak biraz da iletişimle ilgili olduğu için aslında toplum kültürümüze yakın bir iş. Bizim memlekette oturmak çay içmek, muhabbet etmek, hal hatır sormak, ısrarcı olmak biraz da genlerimize işlenmiş özellikler. Ama bizim genlerimize işlenen başka bir özellik var ki o da tez canlılık. Tecrübeli satışçılarda fark ettiğim en önemli ortak nokta satışın gerçekleşmesi dolayısıyla prime dönüşmesi konusundaki acelecilikleri. 

Bu düşünceler kafamda gezinirken iş çıkışı gittiğim avmde enteresan bir olay yaşadım. Beğendiğim bluzu mağazanın satış danışmanından rica edip kendisinin korteji eşliğinde soyunma kabinlerine götürdüm. Bluzu giyip daha büyük bir aynada kendime bakmak için kabinin kapısını açtığımda daha kapının yarısını açmadan karşımda "çok yakıştı hamfendi" diyen satış danışmanı ile burun buruna geldim. Daha beni tam olarak karşısında görmeden yakıştı iltifatını yapıştıran satış danışmanının etkisinde zerre kadar kalmayıp bluzu satın aldım :) 

Benim gözümde gerilla satışın duayenleri tarih öncesi çağlardan beri değişmedi. Evet çiçekçi ablalar.. Siz onlardan daha duygusal ikna edici ve ısrarcı satış danışmanı gördünüz mü? Öğrencilik yıllarımdan beri bu özelliklerinin onlarda kalıtımsal olduğunu, tıpkı enstrüman çalmak gibi bir yetenek olduğunu düşünürüm. İşte aslında yazımın ana çıkış noktası buradan geliyor. 

İlaç geçmişi olan biri olarak gayet net söyleyebilirim ki aslında satış yapmak müşteriyi satışa ikna etmekten çok tamamen onunla bağ kurmakla ilgili birşey. İnsan kaynakları alanında işe başladığım ilk zamanlarda işe alım görüşmelerinde birden samimi olan, yerli yersiz espriler yapan ve tanıştığı anda karşısındakine sen diye hitap eden adayları biraz laubali ve tehlikeli bulurdum. Bu profilin aslında satış pazarlama pozisyonları için en uygun adaylar olduğunu anlamam birkaç yılımı aldı. :) Geçen hafta yaptığım iş görüşmelerinde tecrübesiz adaylarda aradığım en temel özellik hiç tanımadığı biriyle kuracağı iletişimde başarılı olma ihtimalinin olup olmadığıydı.

Hakikaten de yeni nesil özellikle akıllı telefon bağımlılığı ile iletişim kurmaktan, konuşmaktan, sohbet etmekten, birini tanımaktan çekinir hale gelmiş gibi geliyor bana. Çok mu kötümserim?

Peki çiçekli ablalar tadında satış uzmanı nasıl işe alınır? Bunun formülü belkide satış uzmanlarına satış eğitimlerinin yanında onları sosyalleştirecek ve müşteriyle bağ kurmalarını sağlayacak eğitimleri, aktiviteleri arttırmak, öte yandan standart işe alım proseslerinin yanında adaylara kendilerini daha özgürce ifade etmelerini sağlayacak işe alım prosesleri gerçekleştirmek. Bu serzenişi birkaç kez Linkedin'de gördüm. Artık işe alım görüşmelerinde standart sorulardan vazgeçelim, yeni, yenilikçi sorular ve yaklaşımlar geliştirelim diyen insan kaynakları profesyoneli arkadaşlar var. Buradan onlara sesleniyorum bişiy bulursanız beni de haberdar eder misiniz..?:)

 Sevgiyle kalın.

 

Yorum Yaz

Gönder