Ne yazam CEO’ma?

24-Eyl-17 12:24 Yazar :  

Herkes payına düşeni paylaşsın!

Başkalarının zerre umurumuzda olmaması gereken paylaşımlarına her gün saatlerimizi harcıyoruz. Böylece, başkalarının zerre umurunda olmaması gereken şeylerimizi paylaşabiliyoruz. Yanlış anlaşılmasın, kesinlikle yadırganacak bir durum değil. Konu zaten, paylaşımların yadırganmaması gerekliliğiyle ilgili!

Yakın tarihimizde, afedersiniz, 'kakası' modern sanatkar müzelerinde sergilenmiş dünyaca ünlü sanatçılar var. Afedersiniz dediğimi duysa Piero Manzoni bayağı eğlenirdi, çünkü beyefendinin ekstraktına dünyanın en ünlü modern sanatlar müzelerinden olan 'Tate Gallery' 300 bin dolar verdi. .ok gibi para diye ben buna derim işte! Medeni batının başkentlerinde adet budur; 7 modern sanatlar müzesi müdürü birleşip ..ka bulaşır. 

İmzaladığı tuvalet, müzelerde sergilenmiş Marcel Duschamp gibi sanatçıların çağında yaşıyoruz. Bu tür performansların, bir yönüyle insanın paylaşma ihtiyacından doğmadığını kimse iddia edemez. Diğer yönleri, Manzoni'nin organik eseri çoktan bozulmuş olsa da, hala tartışılıyor zaten. 

Örnekler size abartılı gelmesin, Bedri Baykam’ın üreme hücreleriyle süslediği mendilini sergilemesinin üzerinden on, İstanbul Modern'de sergilediği boş çerçevesine (birbirine tutturulmuş dört çıtadan bahsediyorum, doğru) Murat Ülker'in 100 bin dolar vermesinin üzerinden ise sadece beş yıl geçti (o günden beri yediğim biskremler boğazımdan geçmiyor benim)

Sanatçı bunları paylaştıktan sonra bizim gibi sıradan insanlar, ördek dudaklı, zafer işaretli pozlarını paylaşmış çok mu? Paylaşılana değil, paylaşmaya bağımlıyız, bu hep böyle oldu. ‘Anlatamadıktan sonra üstün cinsel performans göstermenin ne manası var?’ temalı fıkralar dolaşımdayken, bırakın sosyal medyayı henüz cep telefonu diye bir şey yoktu.

Paylaşmayan insan olur mu? Olursa neye benzer? Michael Jackson’ı hatırlayın. Jackson’dan ulaşılamaz bir star yaratmak uğruna insani paylaşımlardan uzak tutan strateji ekibi, günün sonunda dünyanın en iyi şovmeni, dansçısı, şarkısı, pop-rockun kralından, siyah beyaz degradeli bir android yarattı. Aynı medya stratejisi taklit edilerek yola çıkarılan Tarkan’ın, bugün hala tek bir talk şova konuk olmamış olmasının mantıklı bir açıklaması olabilir mi? Kareli pantolonlu çocuk, tek müşterisi Türk insanı olmasına rağmen, 80 milyon insan içinde konuşmaya değer tek bir kişi görmüyor!? Bizim paramızla bize mega starlık yapıyor!  

Peki, şirket dergilerinin iç kapaklarındaki köşelerinden video mesajlara terfi eden CEO'lar 'kişisel' paylaşımlarını organizasyonlarında ne kadar kullanıyor? Kullanıyor mu? Böyle bir paylaşımın, kişisel markalarına ve pazarlama stratejilerine ne kadar katkısı olur?

Paylaşmanın CEO'lar için anlamı değişeli çok oldu aslında. Steve Jobs iphone'un tanıtımında, telefonun çevredeki dükkanlara ulaşma özelliğini anlatırken tüm dünyanın gözü önünde, en yakın Starbucks'ı bulup aradı ve 4000 latte ısmarladı. O da benim gibi maccihato diyemeyenlerdendi. Ne alakası var demeyin. Paylaşımların önünü açan insandan bahsediyoruz.  İlk macintoshun içine tüm çalışanlarının imzasını kazıtmış bir liderden. Müşterileriyle olduğu kadar elemanlarıyla paylaşımı da yenilikçiydi. Yukarıdakine benzer paylaşımları sunumlarında kullanarak bu alanda da bir devrim yarattı. Hikayeleri ve sunuş tarzıyla CEO ve paylaşım arasındaki ilişkinin nasıl bir kuvvet yaratabileceğini gösterdi. 

İşin özü şu: Bence kişisel markalarına önem veren CEO'lar, kendilerine sosyal medya ve her türlü paylaşımları için kişisel bir mizah yazarı tutmalılar. Ben yeterince CEO olsam öyle yaparım. CEO olduğuma göre akıllı olduğumu varsayıyorum. O da zekama sanat katsın, şanım alsın yürüsün, fena mı?

Bir profesyonelin elinden çıkma metin üzerinden konuşmayan siyasi var mı? Önlerinde kağıt olmadığında nasıl potlar kırdıklarını görüyorsunuz. Televizyondaki çoğu ünlü komedyen ve sanatçı, bir ya da birden fazla mizah yazarıyla çalışıyor. En iyilerinden birkaçına senelerce yazmış biri olarak söylüyorum.. 

Dev bir şirketin CEO'suysanız ve kişisel markanızla, çalışanlarınız ve market üzerinde farklı bir etki yaratmak istiyorsanız neden klasik PR taktikleriyle sınırlı kalasınız. Sizin cumhurbaşkanından, başbakandan ne eksiğiniz var?

Yorum Yaz

Gönder