
Girdiğiniz her iş mülakatında karşılaştığınız soruların benzerliğine alışmışsınızdır artık. Bazen anlam bile veremediğiniz, gereksiz yahut rahatsız edici sorular karşılığında vermek istediğiniz oturaklı cevapları da yutmak zorunda kalırsınız.
Mülakat sırasında soruları soran İK‘cı, birçok kişinin bedduasına maruz kalsa da aslında herkes bilir ki ‘elçiye zeval olmaz’. Ancak ister istemez ‘Neden biz?’ gibi sorulara bazen şu tepkiyi vermek istersiniz;

En nihayetinde ‘en’ mantıklı olduğunu düşündüğünüz cevabı da verdiğinizde içinizde bir burukluk ve aklınızda bir ton söz öbekleri kalmasına rağmen hala mantık çerçevesinde ilerliyormuş gibi yaparsınız.
Samimiyetsiz sözlerle döşenmiş soru – cevap kalıplarının altında aslında ne yattığını dürüstçe sözlere döken ekşisözlük yazarları ise, işi mizaha dökerek iş görüşmesinin ciddi havasını dağıtmaya çalışmış. İşte ‘keşke o an aklıma gelseydi’ diyeceğiniz mülakat diyalogları;

















