Yazarlar

Covid 19 Aşısı Olmayan İşçinin İş Akdi Fesh Edilebilir mi?

2019 yılında Çin’in Vuhan şehrinde başlayıp 2020 yılı Mart ayında ülkemizde de vakaların yaşanmaya başladığı Covid-19 hastalığı, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 11 Mart 2020 günü pandemi (küresel salgın) ilan edilmiştir. Aşı, tüm dünyada, Covid-19 pandemisi ile mücadelede etkin bir araç olarak görülmektedir. Ülkemizde de Sağlık Bakanlığı tarafından “pandemiye yanıt vermek amacıyla planlanan müdahalelerden biri” olarak kitlesel Covid-19 aşılaması planlanmıştır.

Covid-19 aşısının uygulanmaya başlaması ile de tüm dünyada hukuki tartışmaları beraberinde getirmiştir.

COVİD -19 Aşısının Anayasaya Göre Değerlendirilmesi  

Bireylerin kendi bedenleri üzerinde tasarrufta bulunma ve karar verme hakkı söz konusu olup aşı uygulaması, vücut bütünlüğüne tıbbi bir müdahaledir. Anayasamızın 17. maddesinin ikinci fıkrası, tıbbi müdahalelere sınırlı hallerde cevap vermektedir.  Söz konusu hükme göre, “Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.”.  Bu düzenleme gereği, tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında tıbbi bir müdahale olan aşının zorunlu uygulaması yasak olup kişinin tıbbi müdahaleyi ret hakkı bulunmaktadır.

Covid-19  bulaşıcı hastalığı ile mücadelede Sağlık Bakanlığı, kanundan kaynaklanan yetkisi gereği, “pandemiye yanıt vermek amacıyla planlanan müdahalelerden biri” olarak kitlesel aşılanmadır. Ulusal aşı programı ile Covid-19 aşısı, aşı takvimine dahil edilmiş fakat zorunlu aşılama öngörülmemiş olması sonucunda, kişinin kendi iradesiyle aşıyı onaylama ve reddetmesine imkân verilmektedir.

 

İşverenlerin  Covid -19 Salgınının Önlenmesi Bakımından Yetki  ve Yükümlülükleri  Nelerdir?

İş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması bakımından 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri uygulanmaktadır. Buna göre işverenler, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü kılınmıştır. İşverenlerin, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin sorumluluk alanlarının temelinde ‘’ İşçiyi Gözetme Borcu’’ gelmektedir. İşveren, gözetme borcu kapsamında işçiye zarar verici her türlü davranıştan kaçınmak işçinin hayatını, sağlığını, maddi ve manevi kişiliğini korumakla yükümlüdür.

İlgili hüküm maddelerince;

  • Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirlerin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmaların yapılması.
  • İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izlenmesi, denetlenmesi ve uygunsuzluklarının giderilmesinin sağlanması.
  • Risk değerlendirmesinin yapılması ve yaptırılması.
  • Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alınması.
  • Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alması’’ şeklinde düzenlenmiştir.

İşverenler tarafından işyerinde gerekli dezenfektanların ve hijyenik ürünlerin temini gibi önlemlerin alınması gerekmektedir. İşverenler, çalışanları için tehlikeli bir duruma yol açabilecek risklerden kaçınmalıdır. Mevcut riskleri ortadan kaldırmalı ya da daha az riskli hale getirmelidir. Bu kapsamda Covid-19 salgını ile ilgili olarak da işverenler, işyerinde herhangi bir bulaşıcı hastalık olup olmadığını denetlemeli ve bu yönde bir şüphe var ise gerekli önlemleri almalıdırlar.

Aşılanmayan İşçinin İş Sözleşmesinin İşveren Tarafından Feshi Hakkında

İşçinin işverenin talimatlarına uyma borcu, işverenin yönetim hakkının karşılığı olup bu borcun sınırları da doğal olarak, yönetim hakkının sınırlarıdır. İşçinin aşı olup olmaması yönetim hakkı kapsamı dışında kaldığından işverenin işçiyi aşı olmaya zorlayan talimatları, işçinin kişilik haklarını ihlal eder. İşçinin bu nevi talimatlara uyma borcu bulunmadığı gibi işveren, aşı talimatına uymadığından bahisle işçinin iş sözleşmesini feshedemez.

Sonuç olarak aşının etkisi kanıtlandığı ve kanunda yapılacak açık düzenleme ile ilerleyen süreçlerde netleşecek olan bu duruma karşı iş mahkemesi süreçlerinde riske girmemek adına aşı olmayan çalışanlar için işçinin de rızası alınmak suretiyle ücretsiz izne çıkarılması; böyle bir imkan olmaması halinde ise feshin son çare olması ilkesi dikkate alınarak insan teması olmayacağı başkaca iş verilmesi, uzaktan çalışma, yıllık izin ve idari izni gibi imkânların değerlendirilmesi gerekmektedir.

 

ÖZGÜL ŞİMŞEK

Kentsel Dönüşüm

İK Magazin

İK Magazin.com üzerinde yer alan varsayılan yöneticidir. Mail: info@ikmagazin.com

İLGİLİ İÇERİKLER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu