
Bu ay ki yazımızın konusu, işverence önceden bildirimde bulunularak fesih yapılması durumunda, işe iade davası açma süresinin ne zaman başlayacağı konusudur. Bu husus açıklayacağımız sebeplerden görüleceği üzere oldukça önemli olup, dikkat edilmemesi halinde davanın reddine sebep olabilir. Burada konunun daha iyi anlaşılabilmesi için öncelikle süreli fesih konusunu kısaca açıklamak gereklidir.
Süreli fesih nedir?
Kısaca açıklayacak olursak, süreli fesih, iş akdinin tarafları olan işçi ve işverene belirsiz süreli iş akdini, belirli bildirim sürelerine uyarak tek taraflı irade beyanı ile sona erdirme imkanı veren bir haktır.Süreli fesih, 4857 s. İş Kanunu`nun 17 inci maddesinde düzenlenmiştir. Süreli feshin kullanılabilmesi için adından da anlaşıldığı üzere Kanun`da belirlenen bildirim süresine uymak gerekir. Aksi takdirde karşı tarafa “ihbar tazminatı” olarak tabir edilen tazminatın ödenmesi durumuyla karşı karşıya kalınır. Peki bildirim süreleri nasıl belirlenir?
Fesih bildirim süreleri
İş akdinin feshi için bildirim süresi işçinin, iş yerindeki kıdemine göre artacak şekilde belirlenmiştir.
Buna göre; 1. 6 aydan az çalışmada 2 hafta, 2. 6 ay-1,5 yıl arası çalışmada 4 hafta, 3. 1,5 yıl-3 yıl arası çalışmada 6 hafta, 4. 3 yıl ve üzeri çalışmada 8 hafta olarak uygulanır.
Burada işe iade davasının koşullarına da kısaca değinmekte yarar vardır. İşe iade davasının koşulları nelerdir?
İşe iade davası açmak için gerekli koşullar;
- 4857 s. İş Kanuna tabi işçi, Basın İş Kanunu kapsamında gazeteci veya işyeri sendika temsilcisi olma,
- Belirsiz süreli iş sözleşmesi ile iş yerinde çalışma,
- İş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi,
- İş yerinde en az 30 işçi olması,
- En az 6 aylık kıdem(çalışma),
- Geçerli fesih nedeninin bulunmaması,
- 7- İşveren vekili olmamak,(Bazı işveren vekillerinin de işe iade davası açma hakkı söz konusudur. Bu konuya ilişkin detaylı bilgi için “İş yeri Müdürünün İşe İade Davası” başlıklı yazımıza bakılabilir)
- 8- Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde dava açılması gereği söz konusudur.
İşe iade davası ne kadar sürer?
İşe iade davalarının yasada öngörülen şekilde iki aylık süre içerisinde karara bağlanması ve bir aylık süre içerisinde de Yargıtay tarafından incelemesi gerekmesine karşın, kararın kesinleşerek işçinin işe iade başvurusunda bulunması çoğunlukla bir yılı aşmaktadır.
Bu süreç içerisinde, işçinin başka bir iş yerinde çalışması olasılığına bağlı olarak kimi zaman işverenin İşçiyi işe başlatma yönünde aldığı kararlar neticesinde işçinin işe başlaması mümkün olamadığı gibi, tersine işverenin de o dönemdeki mevcut yapısı itibariyle işçiyi yeniden işe başlatması mümkün olmayabilmektedir. Ayrıca bu olasılıkların dışında idari bir karar olarak da işçiyi işe başlatmak yerine parasal tutarları ödemek tercih edilebilmektedir.
İşçi tarafından, iş akdinin feshinde geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı savı ile açılan işe iade davası sonucunda, feshin geçersizliğine karar verildiği takdirde, mahkeme tarafından, geçersiz fesih tarihinden, kararın kesinleşmesine kadar “boşta” geçen süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer sosyal haklarının ödenmesi gerektiği hüküm altına aldığı gibi işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarı da belirlenir.
İşe iadeye aykırılık tazminat tutarı, işçinin işyerindeki kıdemi ve feshi gerekçesi nazara alınarak, işçinin en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında belirlenmektedir. Yargıtay’ın yerleşik kararları uyarınca, işe başlatmama tazminatı miktarı, yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem süreleri dikkate alınarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4 aylık , 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5 aylık, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında belirlenmekte, fesih sebebine göre bu miktarlar da azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
İşçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçinin işe iade talebini içeren başvurusu için yasada herhangi bir şekil şartı öngörülmemekle birlikte, ispat açısından bu işlem genellikle noter kanalıyla gönderilen bir ihtarname aracılığıyla yapılmaktadır. İşçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine (veya vekiline ) tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe iade talebinde bulunmaz yahut işveren tarafından yapılan işe davet uyarınca işbaşı yapmaz ise işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.







