Kariyer yolunuzda Gümüş Kaşık mısınız yoksa Savaşçı mı?

Yeni mezun adaylarımızın üniversiteye girdiği günden beri kendilerine sordukları ya da sormaları gereken sorulardan bir tanesi “ Ben ne olmak istiyorum ? ‘’ olmalıdır. Bu sorunun cevabını bulmadan mezun olduğumuzda nasıl zorluklar yaşadığımızı ve hangi yola gideceğini bilmemenin verdiği araflık duygusunun bizim için en zor anlardan biri olduğu biliyor ve bu durumun üstesinden nasıl gelebileceğinizi yaşadığım bir örnek ve edindiğim bir bilgiyle vermek istiyorum.

 

Mezun olduktan kısa bir süre sonra internette nasıl iş arayacağımın püf noktalarına bakarken internet sitesi üzerinden ünlü bir firmanın insan kaynakları direktörü olan tedx konuşmasına denk geldim, konuşmacı kendi deneyimlerini anlatırken öncelikle asistan arkadaşının yapmış olduğu pozisyonlar için cv taramalarını incelerken daha çok eğitim ve deneyimleri üzerinde üst düzeyde yerlerde çalışmış, iyi üniversitelerden mezun olmuş, referansları iyi yerlede olan aday cvlerini kendisine getirdiğini, diğer devlet üniversitelerinden mezun olan ve deneyim açısından pek yeterli bulunmayan adayları ise reddettiği bilgisini tarafına paylaşmış. Bunun üzerine direktör asistanına daha önce iyi yerlerde çalışmış kendini belli eden ve daha önce daha az çalışmış deneyimsiz olan iki aday ile aynı anda bir mülakat düzenleyerek asistan arkadaşını da yanında getirmiş. Mülakat sonunda ise sonuç asistana göre şaşırttıcı direktöre göre ise de tam beklediği gibi geçmiş. Daha öncesinde deneyimi olup güzel üniversitelerden mezun olan adayı değil de deneyimi daha az olan ve devlet üniversitesinden mezun olan adayı tercih etmişler. Nedeni ise çok basit. Çünkü deneyimli olan aday süreç içerisinde kendinden bekleneni verememiş sadece bir gümüş kaşık olarak kalmıştı. Deneyimi az ama bilgisi daha fazla olan şavaşçı karakterimiz ise kendini çok iyi ifade ederek, deneyimiyle olmasa da isteğiyle pozisyonu hak ederek almış. Bu konuşmadan sonra kendimi ve belki de hayatımın değişmesine ne kadar yakın olduğumu aynı zamanda ne yapmak istediğimi daha net ortaya koyabileceğimin gücüne ve aklına varmıştım.

Bir süre daha iş arama sürecim devam etti ama yavaş yavaş ümidimi ve inancımı kaybetmeye başlamıştım, dinlediğim mottom olduğunu düşündüğüm sözlerde anlamını yitirmeye başlamıştı. Tam o sırada derler ama gerçekten öyle bir günün sabahında Çağrı Merkezi Operatörü olarak bir firmanın İnsan Kaynakları departmanı tarafından arandım ve görüşmeye çağrıldım, kabul edip telefonu kapattım ama hiç isteğimin olmadığını o işi yapmak istemediğimi bile bile sırf işsiz olduğum için o görüşmeye gittim, görüşme sırasında amacım tamamen orada ki görevimi yerine getirdiğimi düşünüp bunu da denedim olmadı deyip evime dönmekti, görüşme yerinde beklerken de aynı düşünceler aklımdan geçirirken görüşmeyi yapacak olan İnsan Kaynakları Uzmanı geldi ve mülakat başladı, grup mülakatı oluyordu ve kişiler sırasıyla kendini tanıtıyordu sıra bana gelmişti ve beklediğim o soru gelmişti “Neden çağrı merkezinde çalışmak istiyorsunuz?” Belki de hayatımın değişmesine ve kendime yenilik katmama sebep olacak o kritik soruyu cevapladığımı bilmiyordum ama ben büyük bir özgüvenle aslında burada operator olarak çalışmak istemediğimi İnsan Kaynakları alanında çalışmak istediğimi fakat iş bulamadığım için son çare buraya geldiğimi söyledim. Sonrasında ise hiç beklemediğim ama hayatıma büyük bir adım atmamı sağlayan cümleler Sayın Derya Demirci’nin ağzından çıkmıştı, insan kaynakları alanında aradığımız bir pozisyon açığımız bulunmakta seni orada değerlendirmek isterim dedi. Gerçekten dünya benim için bir kaç dakikalığına değil tümünde güzelleşmişti, sonrasında yapılan değerlendirilmelerle birlikte şuan müdürüm olan Tuba Parlak Ozcan diğer çalışma arkadaşlarım olan Derya Demirci, Melisa Elif Yazici ve Yener Usma’nın da almış olduğu kararla birlikte iş hayatımda olmak istediğim yerlere bir adım yaklaştırdı.

Yaşadığım ve pes etmediğim başlangıcım olan bu yolda pes etmeden ve etmeyeceğimi bilerek gidiyorum ve yeni mezun arkadaşlarımıza da isteklerinden arzularından hiçbir zaman vazgeçmemeleri gerektiğini söylemek istiyorum.

Gümüş kaşık mı, istediklerini almak isteyen savaşçı mısınız? Siz istedikçe içinizdeki savaşçı er yada geç galip gelecektir. Unutmayın !

 

Eda Akar

Etiketler

İLGİLİ İÇERİKLER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı