Personellere Dağıtılan Ramazan Paketleri ve Hediye Çeklerinde Uygulanacak İstisnalar

Her sene olduğu gibi bu senede Ramazan ayının başlamasıyla birlikte işletmelerin, çalışan personeline ramazan kolisi, ramazan paketi, ramazan erzakı, hediye çeki vb. adlar altında gıda yardımı yapmaları gündeme gelmektedir. Söz konusu yardımlarla hem işletme adına çalışan personele ekonomik açıdan menfaat sağlayarak motivasyonları arttırılmakta, hem de personelin işletmeye olan bağlılığını en üst düzeye çıkartarak işletme ile çalışanlar arasındaki birlik beraberliğin güçlenmesine katkı sağlamaktadır. Ancak, işletmeler tarafından ramazan ayında yapılan bu yardımların vergisel  ve sgk durumu ise tereddütleri beraberinde getirmektedir.

Şirketlerin toplu iş sözleşmesi hükümleri gereği, bayram, yılbaşı gibi özel günlerde personele yaptığı ayni yardımlar, vergi mevzuatı ve sosyal güvenlik mevzuatı uygulamalarına göre farklılıklar göstermektedir. Uygulamada bedelsiz olarak verilen bu gibi ayni yardımlar tereddütlere yol açmakta ve vergilendirme ve muhasebeleştirme noktasında sorunlar yaşanmaktadır.

Gelir Vergisi Kanunu Açısından Uygulanacaklar ;

Çalışanlara dağıtılan Ramazan Paketi “ayni ücret” olarak değerlendirildiğinden Gelir Vergisine tabi olması gerekmektedir. Gelir Vergisi Kanunu’na göre;“Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.”hükmü yer almaktadır.

Yukarıda yer alan ücretin tanımından da anlaşılacağı üzere; para ile (nakit) ödeme dışında “ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler” de ücret olarak kabul edilmektedir. Ayni ücretin vergilendirilmesinde yine Gelir Vergisi Kanununda ücretin gerçek safi değerinin işveren tarafından verilen para ve ayınlarla sağlanan menfaatler toplamı olduğu belirtilmiştir. Ayrıca “Hizmet erbabına verilen ayınlar, verildiği gün ve yerdeki ortalama perakende fiyatlarına göre değerlenir.” demek suretiyle GVK açısından değerlemenin nasıl yapılacağı açıklanmıştır. Bu ifadelerden işveren tarafından çalışanlara verilen ramazan paketlerinin yani erzak yardımlarının ücret mahiyetinde olduğu açıktır.

Ayni ücretin vergilendirilmesinde GVK’na göre, ayni ücretin nakde çevrilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Çalışanlara yapılan aynı yardımlar, piyasada ortalama satış fiyatı esas alınarak Gelir Vergisi Matrahının belirlenmesinde “net” olarak kabul edilerek brüt matrah hesaplanmak kaydıyla ücret olarak vergilendirilecektir. Verilen erzak yardımları her personel için tabi olduğu gelir vergisi dilimi dikkate alınarak brüt ücrete gidilmelidir. Ayrıca ücret bordrosunda gösterilmeli ve toplam gelir vergisi matrahına ilave edilerek, hesaplanan verginin muhtasar beyanname ile beyan edilip ödenmesi gerekmektedir.

Katma Değer Vergisi Kanunu Açısından;

Katma Değer Vergisi Kanunu’na göre; “ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin” katma değer vergisine tabi olacağı hüküm altına alınmıştır. Yine KDV Kanununda “vergiye tabi malların her ne suretle olursa olsun vergiye tabi işlemler dışındaki amaçlarla işletmeden çekilmesi, vergiye tabi malların işletme personeline ücret, prim, ikramiye, hediye, teberru gibi namlarla verilmesinin” teslim sayılacağı, “Vergiye tabi bir hizmetten işletme sahibinin, işletme personelinin veya diğer şahısların karşılıksız yararlandırılmasının” ise hizmet sayılacağı, belirtilmiştir.

Yapılan kanuni düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere personele ayın veya hizmet olarak verilen ücretler katma değer vergisinin konusuna girmektedir.

KDV Kanunu’nda; “Bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde matrahın işlemin mahiyetine göre emsal bedeli veya emsal ücreti olacağı” hüküm altına alınmıştır.

Bu durumda, yapılan ayni yardımların ya da ramazan paketlerinin bedelinin tespit edilememesi durumunda, değerlemede emsal bedeli esas alınacaktır. Dolayısıyla çalışanlara verilen ramazan paketlerinin emsal bedelleri tespit edilip, bu bedel üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir.

Ramazan paketlerinin içinde yiyecek, içecek ve temizlik ürünleri gibi birbirinden bağımsız olarak tüketilebilen ve farklı katma değer vergisi oranlarına tabi ürünlerin paketlenerek, fatura veya benzeri vesikalarda malın cinsinin “Ramazan Paketi” tutarının da tek bir tutar olarak gösterilmesi suretiyle satışa sunulması halinde bu pakete, koli içindeki katma değer vergisi oranı en yüksek olan ürünün tabi olduğu katma değer vergisi oranı uygulanacaktır.

Ancak paket içindeki ürünlerin, fatura veya benzeri vesikalarda ayrı ayrı fiyatlandırılarak, ayrı kalemler halinde gösterilmesi durumunda ise her bir ürüne, ürünün tabi olduğu katma değer vergisi oranının uygulanması gerekmektedir.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Açısından;

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda prim ve ikramiye benzeri ödemelerin sigorta primine dahil edileceği hüküm altına alınmıştır. Burada önemli olan ödemenin nakit olup olmadığıdır. Zira prim ve ikramiye nakit olarak ödenen bir unsurdur. Bu nedenle de sigorta primine dahil edilmesi gerekmektedir. Ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemelerin prime esas kazanca dahil edilmesi gerekmekte iken ramazan paketi gibi ayni olarak yapılan yardımların (çalışanlara erzak şeklinde verildiğinden) kanun hükmüne göre sigorta primine esas kazancın tespitinde dikkate alınmayacaktır. Aynı zaman da işsizlik sigortası da hesaplanmayacaktır.

İşletmelerin İhtiyaç Sahiplerine Yaptığı Yardımlar

İşletmelerin kendi çalışanları dışında ki ihtiyaç sahiplerine birçok yöntemle yardımda bulunmaları mümkündür.

1-Gıda Bankacılığı Aracılığıyla Yapılan Yardımlar;

İşletmelerin ihtiyaç sahibi kişilere gıda bankacılığı yapan dernek ve vakıflar aracılığıyla belirli şartlar dahilinde yapacağı gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddeleri bağışlarının ya da ramazan paketlerinin maliyet bedellerinin tamamı Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerince gider olarak indirilebilecektir. Ayrıca söz konusu paketler Katma Değer Vergisinden de istisnadır. ( Türkiye’de Gıda bankacılığı yapan dernek ve vakıflardan bazıları şunlardır: Kızılay, İHH İnsani Yardım Vakfı, Kardeşeli Derneği, Beşir Derneği, Boğaziçi Vakfı, İyilikder Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Temel İhtiyaç Derneği, Türkiye İsrafı Önleme Vakfı)

2- İhtiyaç Sahiplerine Doğrudan Yapılan Yardımlar;

İşletmeler ihtiyaç sahibi kişilere ya da kuruluşlara doğrudan ramazan paketi yardımı yapması halinde bu paketler için ödenen bedeller kanunen kabul edilmeyen gider niteliğindedir.

Yani söz konusu paketler için ödenen bedeller şirket kayıtlarına gider olarak alınıp, yardım yapıldığında ise kanunen kabul edilmeyen gider olarak kayıtlara intikal ettirilip beyan edilmelidir. Bu tür yardımlarda Ramazan paketlerinin alımında ödenen bedeller gider yazılır ve KDV’si de indirim konusu yapılır. İndirim konusu yapılan KDV’lerin, yardımın yapıldığı dönemde düzeltilerek ilave edilecek KDV olarak dikkate alınması gerekir.

Hediye Çekleri Açısından Uygulanacaklar ;

İşveren tarafından sosyal amaçlı olarak işçilere verilecek olan hediye çekleri bu çeki çıkaran işletmeden satın alınması aşamasında henüz bir mal teslimi ve hizmet ifası söz konusu olmadığından, Kurumlar Vergisi yönünden vergiyi doğuran olay gerçekleşmeyecek olduğundan fatura düzenleme zorunluluğu olmayacaktır. Hediye çekleri kullanıldıkları dönemde ise satan firma tarafından gelir, alıp dağıtacak olan firma tarafından da gider olarak kaydedilecektir İşveren tarafından işçilere verilen hediye çekleri teslim anında Katma Değer Vergisine tabi tutulmayacak, vergiyi doğuran olay hediye çekinin kullanılması sırasında gerçekleştiği için hediye çekinin kullanımı sırasında Katma Değer Vergisine tabi tutulması söz konusu olacaktır.

Hediye çekleri, çekin verildiği kişi açısından ise ücret mahiyetinde olduğundan çekin verilmesi ile birlikte söz konusu çekten gelir ve damga vergisi kesintileri gerçekleşecektir. İşveren tarafından işçilere verilen hediye çekleri, 5510 sayılı Kanunun prime esas kazançlarla ilgili hükümleri incelendiğinde ayni yardım mahiyetinde olduğundan prime esas kazanca dahil edilmeyecektir. Ancak işçiye verilen hediye çekinin işyerinin anlaşmalı olduğu yer dışında para gibi başka yerlerde de kullanılabilmesi halinde durum farklılaşacak ve söz konusu alışveriş çekinin bu kez prime esas kazanca dahil edilmesi gerekecektir.

Sonuç olarak işletmelerin çalışanlarına yapmış olduğu ayni yardımların ramazan ayında yapılması ile diğer zamanlarda yapılması arasında herhangi bir vergisel avantaj bulunmamaktadır. İçinde bulunduğumuz pandemi dolayısıyla ekonomik olarak işletmelere yük olarak görülebileceği düşünülse de özellikle böyle bir ortamda çalışanlara yapılacak yardımlar, çalışanların iş motivasyonlarını ve işletmeye bağlılıklarını artıracak, onları maddi açıdan da rahatlatacaktır.

Özgül Şimşek

Kentsel Dönüşüm

İK Magazin

İK Magazin.com üzerinde yer alan varsayılan yöneticidir. Mail: info@ikmagazin.com

İLGİLİ İÇERİKLER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu