İK Blog

İşini Kaybettikten Sonra Sahte İlanların Peşine Düştü: Yaklaşık 60 Bin İlanın Kaldırılmasına Yardımcı Oldu

ABD’de yaşayan 39 yaşındaki Jay Jones, kendi kayıtlarına göre iki yılı aşkın sürede yaklaşık 60 bin sahte iş ilanının tespit edilip kaldırılmasına yardımcı oldu. İş ararken karşılaştığı şüpheli ilanlarla başlayan çalışması, sahte işe alım uzmanı profillerinden ele geçirilmiş gerçek hesaplara kadar uzanan bir incelemeye dönüştü.

Chicago bölgesinde yaşayan metin yazarı Jay Jones, Aralık 2023’te reklam sektöründeki işini kaybettikten sonra kendisi de iş aramaya başladı. Özgeçmişini LinkedIn’e eklemesi ve Open to Work, yani iş fırsatlarına açık olduğunu gösteren özelliği kullanmaya başlamasının ardından şüpheli işe alım mesajlarıyla karşılaştığını anlatan Jones, zamanla bu hesapların ve ilanların kaynağını araştırmaya yöneldi.

Kendisine profil inceleyicisi ismini veren Jones, Ocak 2024’ten bu yana şüpheli iş ilanlarını, işe alım uzmanı profillerini ve şirket sayfalarını inceliyor. Tespit ettiği örnekleri platformlara ve kimliği kullanılan şirketlere bildirerek kaldırılmalarına yardımcı oluyor.

Jones’un kendi kayıtlarına göre bugüne kadar 58 bin 559 sahte iş ilanı kaldırıldı. Ayrıca 7 binden fazla sahte profilin kaldırıldığını ve gerçek sahibinin kontrolünden çıkarak başka kişilerin eline geçen 1.000’den fazla hesabın tespit edilmesi, kaldırılması veya gerçek sahibine geri verilmesi süreçlerine katkıda bulunduğunu belirtiyor.

Jones’un açıkladığı bu rakamlar kendi yürüttüğü vaka kayıtlarına dayanıyor. Yıl içinde yayımlanan farklı röportaj ve yayınlarda sayının aşamalı olarak yükseldiği de görülüyor. Ocak 2026’da katıldığı bir iş ve işe alım platformları podcast’inde 37 bin 104 sahte iş ilanından söz ederken, eylül ayındaki kayıtlarında toplam 58 bin 559 ilana ulaştığını belirtiyor.

Gerçek şirketler ve işe alım uzmanları taklit edilebiliyor

Jones’un incelediği örneklerde tek bir yöntem kullanılmıyor. Bazı vakalarda gerçekte var olmayan şirketler adına iş ilanları oluşturulurken bazılarında gerçek şirketlerin isimleri, logoları ve çalışanlarının kimlikleri kullanılıyor.

Sahte bir işe alım uzmanı profili ilk bakışta gerçek bir profil gibi görünebiliyor. Jones bu nedenle yalnızca ilanın içeriğine bakmak yerine profil fotoğrafını, kişinin geçmiş iş deneyimini, profil adresini, şirket sayfasını ve şirketin kendi kariyer sitesinde aynı pozisyonun bulunup bulunmadığını karşılaştırıyor.

Karşılaştığı yöntemlerden biri de profil kopyalama. Aynı kişinin fotoğrafı ve benzer isimler kullanılarak birden fazla hesap oluşturulabiliyor; hesapların unvanları veya konumları değiştirilerek farklı sektörlerde ve bölgelerde işe alım yapan kişiler gibi görünmeleri sağlanabiliyor.

Bir başka yöntem ise ele geçirilmiş hesap kullanımı. Bu durumda dolandırıcılık için sıfırdan sahte bir profil oluşturmak yerine daha önce gerçek bir kişi tarafından kullanılan mevcut hesap başka kişilerin kontrolüne geçiyor. Böylece hesabın geçmiş bağlantıları, çalışma geçmişi veya doğrulama işaretleri ilk bakışta güven oluşturabiliyor.

Jones’un incelediği son örneklerden birinde dört farklı şirket sayfasının çeşitli sektörlerde iş ilanları yayımladığını belirledi. Jones, ilanların gerçek şirketlere ait pozisyonlardan alınarak başka sayfalarda yeniden yayımlandığını ve adayların bilgilerinin toplandığını ileri sürdü. İlgili hesap ve ilanların daha sonra kaldırıldığını açıkladı.

Amaç yalnızca para istemek olmayabiliyor

Sahte iş ilanları farklı yöntemlerle kullanılabiliyor. Bazı örneklerde adaylar doğrudan para talep edilen süreçlere yönlendirilirken bazı vakalarda özgeçmiş, iletişim bilgileri veya kimlik bilgileri gibi kişisel veriler hedeflenebiliyor.

Jones’un karşılaştığı yöntemlerden biri, adaya bir iş fırsatıyla ulaşıldıktan sonra özgeçmişinin pozisyon için yeterli olmadığının söylenmesi ve adayın ücretli bir özgeçmiş hazırlama veya iyileştirme hizmetine yönlendirilmesi.

Bir başka yöntem ise gerçek şirketlere ait açık pozisyonların kopyalanması. Aday gerçek bir pozisyona başvurduğunu düşünürken başvuru şirketin kendi kariyer sistemi yerine farklı bir site veya kişi üzerinden ilerleyebiliyor.

Bu nedenle bir iş ilanında gerçek bir şirket adının bulunması, ilanın o şirket tarafından yayımlandığını tek başına göstermiyor. Şirketin resmi kariyer sayfasında aynı pozisyonun bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi adayların kullanabileceği doğrulama yöntemlerinden biri olarak öne çıkıyor.

İş arayanların yüzde 72’si ilanın gerçekliğini sorguluyor

Sahte ilanlara ilişkin endişe yalnızca Jones’un karşılaştığı örneklerle sınırlı değil. LinkedIn’in Mayıs 2026’da yayımladığı Job Search Safety Pulse (İş Arama Güvenliği Araştırması) çalışması, adayların iş ilanlarına yaklaşımındaki değişimi de gösteriyor.

Araştırmaya katılan profesyonellerin %72’si bir pozisyona başvurmadan önce en azından zaman zaman ilanın gerçekten var olup olmadığını düşündüğünü belirtiyor. Katılımcıların %29’u bunu her başvuruda yaptığını söylüyor.

Ayrıca profesyonellerin %57’si bir iş ilanının dolandırıcılık olup olmadığını bir yıl öncesine göre daha fazla sorguladığını ifade ediyor.

Adayların doğrulama yöntemleri de araştırmada yer alıyor. Katılımcıların %57’si şirketi veya pozisyonu internette araştırıyor, %47’si aynı ilanın şirketin kendi kariyer sitesinde bulunup bulunmadığını kontrol ediyor, %32’si şirketin LinkedIn sayfasını inceliyor. Yaklaşık %30’u ise şirketin, işe alım uzmanının veya iş ilanının doğrulanmış olup olmadığına bakıyor.

Araştırmada işe alım uzmanlarının da adaylardaki bu temkinli yaklaşımı fark ettiği görülüyor. İşe alım profesyonellerinin %49’u adayların kendilerine ulaşarak pozisyonun gerçekten var olup olmadığını doğrulamaya çalıştığını belirtiyor.

İlk temas kritik noktalardan biri

LinkedIn’in araştırmasında bildirilen işe alım dolandırıcılıklarının %90’ında iletişimin platform dışına taşınmaya çalışıldığı belirtiliyor. Bu nedenle şirket, özellikle işe alım sürecinin ilk aşamalarında iletişimin platform üzerinde tutulmasını ve iş ilanı ile işe alım uzmanının doğrulanmasını öneriyor.

LinkedIn ayrıca sahte hesap ve dolandırıcılık içeriklerine karşı otomatik sistemler ile insan incelemesini birlikte kullandığını belirtiyor. Şirketin açıkladığı verilere göre tespit edilen spam ve dolandırıcılık içeriklerinin %98,7’si kullanıcılar görmeden otomatik sistemler tarafından kaldırılıyor. Tespit edilen sahte hesapların %99,5’inin ise kullanıcı bildirimi yapılmadan engellendiği ifade ediliyor.

Jones’un çalışmaları ise sahte işe alım faaliyetlerinin yalnızca aday güvenliğiyle ilgili olmadığını; gerçek şirketlerin ve çalışanların kimliklerinin kullanılabilmesi nedeniyle konunun işveren markası ve kurumsal itibar açısından da önem taşıdığını gösteren örnekler sunuyor.

Gerçek şirketlerin veya işe alım uzmanlarının kimliklerinin taklit edilebilmesi, adaylar açısından ilan kadar ilanı yayımlayan kişi ile şirket arasındaki bağlantının doğrulanmasını da önemli hale getiriyor.

Kaynak: The Wall Street Journal; The Profiler (Jay Jones); LinkedIn – Job Search Safety Pulse 2026.

*görsel yz ile oluşturulmuştur.

Kentsel Dönüşüm

Editör

İnsan Kaynakları İçerikleri mail: editor@ikmagazin.com

İLGİLİ İÇERİKLER

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu