yasam

Çalışanlar Neden Memnun Olmadıkları İşlerde Kalıyor?

2026 yılında çalışma hayatında yeni bir durum daha görünür hale geliyor: çalışanlar işi bırakmıyor ama işlerinden de tatmin olmuyor. Uzmanların “işte kalma bağımlılığı” olarak tanımladığı bu tablo, gelir sağlayan fakat kişisel anlam üretmeyen görevlerde uzun süre kalınan bir ara dönem yaratıyor. Birçok kişi yaptığı işi sevmese de sahip olduğu düzeni kaybetme riskini göze alamıyor. Geleneksel kariyer yolunun yerini, güvenlik ile memnuniyetsizlik arasında gidip gelen belirsiz bir alan almış durumda.

İşyerinde artan memnuniyetsizlik

Çalışma hayatına ilişkin değerlendirmeler, çalışanların iş ile kişisel beklentileri arasında mesafenin açıldığını gösteriyor. Elde edilen araştırma sonuçlarına göre profesyonellerin %93’ü, sağladığı gelir ve güvenlik nedeniyle memnun olmadıkları işlerde kalmayı tercih ettiklerini ifade ediyor. Benzer araştırmalarda çalışanların %74’ü ise mevcut piyasa koşullarında ilgi duydukları işi yapmanın zorlaştığını düşünüyor.

İş ile kişisel tatmin arasındaki bağ zayıflarken, çalışanların büyük bir kısmı “sevdiği işi yapma” fikrini günümüz koşullarında ulaşılması zor bir hedef olarak görüyor. Buna rağmen, daha iyi bir dönem geleceği umuduyla mevcut işlerinde kalmayı sürdürüyorlar.

İnsanlar neden ayrılmıyor?

Bir çalışanın memnun olmadığı bir pozisyonda kalmasının nedeni çoğu zaman isteksizlik değil, risk algısı oluyor. Belirsiz ekonomik ortam, çalışan nezdinde iş değiştirmenin doğuracağı sonuçlar konusunda tereddüt yaratıyor. Bu durumu etkileyen bazı başlıca unsurları şöyle özetlemek mümkün:

  • Yönetim etkisi: Çalışanların işte kalma veya ayrılma kararında yöneticiler belirleyici rol oynuyor. Olumsuz yönetim deneyimleri memnuniyetsizliği artırsa da insanlar çoğu zaman alternatifin daha iyi olmayabileceğini düşünüyor.

  • Gelir güvencesi: Yüksek yaşam maliyetlerinin olduğu bir ortamda düzenli maaş, iş tatmininin önüne geçebiliyor.

  • Küçük ama sürekli sorunlar: Büyük krizler yerine mikro yönetim, iletişim eksikliği veya sık değişen çalışma düzeni gibi küçük sorunlar zamanla motivasyonu aşındırıyor.

Ayrılmadan değişim mümkün mü?

Uzmanlar, her memnuniyetsizlik durumunun işten ayrılmayı gerektirmediğini belirtiyor. Kurum içi hareketlilik, farklı ekiplerde görev alma veya rol değişikliği, çalışanlara yeni bir başlangıç fırsatı sunabiliyor. Bu yaklaşım, hem kıdemin korunmasını hem de motivasyonun yeniden kazanılmasını mümkün kılabiliyor.

Sağlıklı iş ortamının göstergeleri

Çalışma ortamının çalışan için uygun olup olmadığını belirlemede bazı temel göstergeler öne çıkıyor:

  • İşe başlarken yoğun stres veya isteksizlik yaşamamak

  • Yöneticilerin çalışma koşullarında makul esneklik sunabilmesi

  • Çalışanın gelişim planlarının desteklenmesi

Bu unsurlar, çalışan ile kurum arasında daha sürdürülebilir bir uyumun varlığına işaret ediyor.

Kariyer yaklaşımında değişim

Uzmanlara göre günümüzde kariyer planlamasında temel hedef, tek bir kurumda uzun süre kalmak ya da sık iş değiştirmekten ziyade, çalışan ile kurum arasında karşılıklı uyumun sağlanması olarak tanımlanıyor.

2026 yılında iş hayatında başarı, mevcut rolü sürdürmekten çok, kişisel beklentiler ile kurumsal imkanlar arasındaki dengeyi değerlendirme ve bilinçli tercihler yapma süreciyle ilişkilendiriliyor.

Kentsel Dönüşüm

Editör

İnsan Kaynakları İçerikleri mail: editor@ikmagazin.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu