Karantinada İş Hayatı: Daha Fazla Uyuyor, Toplantılara Yatak Odası ve Banyodan Giriyoruz

Koronavirüs döneminde iş hayatı ile ilgili yeni bir araştırma daha yapıldı. Araştırma sonuçlarına göre, biraz daha uyuyor, evdeki internetin hızından şikayet ediyor, evdeki gürültüden kaçmak için toplantılara yatak odası ve banyodan giriyoruz. 

Koronavirüs döneminde hiç olmadığımız kadar evde vakit geçiriyor ve belki de şikayet ettiğimiz ofis ortamını özlüyoruz. Milyonlarca kişinin iş hayatı koşullarının değiştiği bu dönemde, diğer insanlarla aynı sorun ve etkileri yaşayıp yaşamadığımızı da merak eder olduk.

Koronavirüs döneminin başından beri evden çalışma dinamiği ve sorunları ile ilgili bir çok araştırma yapıldı. Bu araştırmalara bir yenisi daha eklendi. Araştırmanın sonuçlarına göre dünyanın her yerinde insanların evden çalışmanın getirdiği gerçeklere uyum sağlamalarıyla birlikte, çalışma yepyeni bir boyut kazandı. Yataklar çalışma masası, banyolar konferans odası haline geldi, çocuklar ve evcil hayvanlar sanal toplantıların davetsiz misafiri oldu ve kapalı olduğu düşünülen kameralar tuhaf sesleri ve anları yakaladı.

İşte araştırmanın ilgi çekici sonuçları;

“Normal” Tanımı Yeniden Yapılıyor, Yeni Bir Rutin

İşe gidip gelmek için saatler yerine yalnızca birkaç dakika harcanmasıyla birlikte, şu araştırmaya katılan ve koronavirüs salgını nedeniyle evlerinden çalışan 2000’in üzerinde ABD’li ofis çalışanının çoğunluğu günlük rutinlerini bu yeni düzene uyarlıyor. Bu katılımcıların %24’ü ofise giderken kalktıkları saatte kalkıyor. Büyük bir çoğunluk ise saatlerinin değiştiğini söylüyor:

  • %25’i biraz daha fazla uyuyor
  • %22’si çevrimiçi olmaları gereken son ana kadar uyuyor

Kişisel rutinlerini de bu düzene uyarlıyor ve işe hazırlanmak için daha az zaman harcıyorlar:

  • %34’ü her gün duş alıyor
  • %26’sı saçını/makyajını/kişisel bakımını yapmaya devam ediyor
  • %15’i daha az tıraş oluyor

Bunun sonucunda katılımcıların %25’i daha hızlı odaklanarak işlerini daha kısa sürede tamamladıklarını söylüyor.

Hazır Olun veya Olmayın, Durum Bu

Koronavirüs pandemisinin getirdiği bu uzaktan çalışma düzenine ani geçiş için çok az çalışan hazırdı. Araştırmaya katılanların %82’si şirketlerinin “tamamen” veya “oldukça” hazır olduğunu ve kısa bir sürede gerekli teknolojiyi ve altyapıyı hayata geçirdiklerini söyledi. Ancak evden çalışmayı zorlaştıran birçok soruna da değindiler:

  • Uygulamalara erişim için iki faktörlü kimlik doğrulaması ve birden çok parola gerektiren, tekli oturum açma (single sign-on) olanağının olmaması ve sıkı güvenlik protokolleri (%33)
  • Evdeki bant genişliğinin/Wi-Fi hızının yavaşlığı (%33)
  • İşlerin yapılması için gereken tüm uygulamalara erişimin olmaması (%23)
  • Yavaş Virtual Private Network (VPN) bağlantısı (%16)

Ofis Olarak Ev

Araştırmanın verilerine göre birçok çalışan, ortamlarını evden çalışmak veya öğrenmek zorunda olan başkalarıyla paylaştıklarından bu konuda da yaratıcılık sergiliyor. Ortamlarını paylaştıkları gruplar ise şöyle:

  • Eşler (%64)
  • 2 yaş ve altındaki bebekler (%28)
  • 3 – 12 yaş arası çocuklar (%56)
  • 13-17 yaş aralığındaki gençler (%41)
  • 18 yaşın üzerindeki yetişkinler (%22)
  • Anne-babalar    (%23)
  • Akrabalar (%19)
  • İleri yaştaki akrabalar  (%15)
  • Oda arkadaşları (%15)

Ayrıca ofis çalışanlarının %14’ü geçici olarak ikinci evinden/yazlığından çalıştığını, %13’ü ebeveyninin veya eşinin ailesinin evinde çalıştığını, hatta %5’i bir otelde kaldığını belirtiyor.

Toplantı Odasından Banyoya

Araştırmaya katılanlar, yeni ofis arkadaşlarının programlarına uymak ve dikkati dağıtan unsurları en aza indirmek için aramalarını hiç olmayacak yerlerde yaptıklarını söylüyorlar:

  • Yatak odaları (%33) veya çocuklarının odaları (%25)
  • Banyo (%29)
  • Garaj (%24)
  • Bodrum (%23)
  • Elbise odası (%17)
  • Tavan arası (%15)
  • Dışarısı (%14)

Ancak tüm bunlar bölünmenin önüne geçemedi. Çocuklarının ve evcil hayvanlarının görüntülü aramalarda göründüğünü söyleyenler:

  • Çocuklar (%24)
  • Evcil hayvanlar (%13)
  • Hem çocuklar hem evcil hayvanlar (%29)

Tabii bazı tuhaf anların yaşanmasına da neden olabiliyor. Çalışanların yaklaşık %44’ü görüntülü toplantılarda oturum açıp kameralarının açık olduğunu fark etmeyerek şunları yaparken görüldü:

  • Temizlik, temiz çamaşırları katlama, bulaşık makinesini boşaltma gibi ev işleri (%44)
  • Banyoda (%41)
  • Yemek pişirme (%40)
  • Egzersiz (%38)
  • Yemek yeme (%37)
  • Yatakta veya kanepede uzanma (%33)

Birçoğu mikrofonları aslında açıkken sesini kapattığını düşünüp utanç verici anlar da yaşıyor:

  • Tuhaf sesler çıkarma (%41)
  • Telefonda birileri hakkında konuşma (%37)
  • Odada başka biriyle konuşma (%28)

Günlük Kıyafetler

Evden çalışmak nasıl görünüyor?

  • Araştırmaya katılanların %29’u terlik giyiyor veya ayakkabı giymiyor
  • %28’i ofisteki gibi giyiniyor
  • %25’i pijama veya eşofman giyiyor
  • %25’i “video konferanslarda hoş görünmek” için sadece üstüne bir şeyler giyiyor
  • %24’ü spor kıyafetlerini giyiyor

Peki Pandemi sona erdiğinde bu durum devam edecek mi?

  • Araştırmaya katılan çalışanların %37’si kuruluşlarının evden çalışma konusunda daha rahat olacağını, %32’si ise bunu daha sık yapmayı planlayacaklarını düşünüyor
  • %33’ü ofise dönme konusunda istekli
  • %28’i ise sürekli olarak uzaktan çalışmalarına izin verecek yeni bir iş arayacaklarını belirtiyor

 

Ilaydag

İş hayatı ve insan kaynakları ile ilgili çok çeşitli içerikler

İLGİLİ İÇERİKLER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu