İK Blog

Robotların Yetiştirdiği Çilekler: Tarımda İş Gücü Nasıl Değişiyor?

Teknoloji odaklı şirketlerin üretim alanlarını farklı sektörlere genişletmesi, tarımda da yeni uygulamaların ortaya çıkmasına yol açıyor. Bu kapsamda Dyson’ın İngiltere’de hayata geçirdiği yüksek teknolojili çilek üretim modeli, geleneksel tarım yöntemlerinden ayrışan yapısıyla dikkat çekiyor. Projede kullanılan sistem, üretim sürecini büyük ölçüde otomasyon ve robotik altyapı üzerine kurarak, tarımsal faaliyetlerin daha kontrollü ve kesintisiz yürütülmesini hedefliyor.

Uygulanan modelde ekimden hasada, hasattan paketlemeye kadar tüm süreçler insan eli değmeden, robotlar ve sensörler aracılığıyla yürütülüyor. Bitkilerin büyüme süreci, ışık, nem ve sıcaklık gibi çevresel verilerle sürekli izlenirken; olgunlaşan ürünler yapay görme sistemleriyle tespit edilerek otomatik olarak toplanıyor ve paketleniyor. Böylece üretim, mevsimsel koşullardan ve manuel iş gücünden büyük ölçüde bağımsız hale geliyor.

Bu yaklaşım, tarım sektöründe uzun süredir konuşulan iş gücü eksikliği sorununu yeniden tartışmaya açıyor. Özellikle mevsimlik işçi bulmanın zorlaştığı, fiziksel emeğin sürdürülebilirliğinin azaldığı bir dönemde, tamamen robotik sistemlerin üretim sürekliliği açısından bir çözüm sunduğu değerlendiriliyor. Aynı zamanda, bu tür teknolojilerin tarımı daha öngörülebilir ve kesintisiz bir üretim alanına dönüştürdüğü görülüyor.

Öte yandan, insan faktörünün üretim sürecinden neredeyse tamamen çıkarılması, farklı bir soruyu da beraberinde getiriyor: Bu model, gerçekten iş gücü açığını kapatan bir çözüm mü, yoksa uzun vadede tarımsal istihdamı daraltan bir dönüşüm mü yaratıyor? Robotik sistemlerin yaygınlaşması, sahadaki klasik tarım rollerini azaltırken; bakım, yazılım, sistem izleme ve mühendislik gibi alanlarda yeni görev alanları oluşturuyor. Ancak bu dönüşümün, tüm çalışan profilleri için eşit fırsatlar sunup sunmadığı hala tartışma konusu.

Dyson’ın yüksek teknolojili tarım girişimi, bu yönüyle yalnızca bir üretim yeniliği değil; tarımda insan emeğinin rolünün nasıl yeniden tanımlanacağına dair soruları da gündeme taşıyan bir örnek olarak öne çıkıyor. Tam otomasyonun verimlilik, sürdürülebilirlik ve iş gücü dengesi üzerindeki etkilerinin, önümüzdeki dönemde daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi bekleniyor.

Kentsel Dönüşüm

Editör

İnsan Kaynakları İçerikleri mail: editor@ikmagazin.com

İLGİLİ İÇERİKLER

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu