
Şili’de, gıda şirketinde çalışan bir ofis görevlisine yapılan yüksek tutarlı bir maaş hatası, yıllar süren hukuki sürecin ardından sonuçlandı. Yaklaşık 3 yıl önce gerçekleşen olayda, çalışanın hesabına aylık maaşı olan yaklaşık 500 bin peso yerine 165 milyon peso yatırıldı. Bordro sistemindeki bu yanlışlık kısa sürede fark edilse de süreç beklenmedik bir yöne evrildi.
Çalışan, hatalı ödemeyi fark ettikten sonra ilk aşamada işvereni bilgilendirdi ve fazla tutarın iadesi konusunda iş birliği yapacağını bildirdi. Ancak birkaç gün içinde işinden ayrıldı ve şirketle olan iletişimini tamamen kesti. Bunun üzerine işveren, çalışanın parayı bilerek alıkoyduğunu ileri sürerek ceza hukuku kapsamında suç duyurusunda bulundu. Şili yasalarına göre bu tür iddialar, para cezası ya da hapis cezasıyla sonuçlanabiliyordu.
Dava sürecinde mahkeme, olayın bir hırsızlık eylemi olup olmadığını değerlendirdi. Yargılama sırasında, paranın çalışanın herhangi bir müdahalesi ya da yönlendirmesi olmaksızın, tamamen işveren kaynaklı bir hata sonucu yatırıldığı tespit edildi. Hakim, bu durumun ceza hukuku açısından suç oluşturmadığına ve meselenin medeni hukuk çerçevesinde ele alınması gerektiğine hükmetti.
Yaklaşık üç yıl süren yargılamanın ardından mahkeme, çalışanın cezai sorumluluğu bulunmadığına karar verdi. Bu doğrultuda, fazla yatırılan tutarın geri alınmasına yönelik bir ceza yaptırımı uygulanmadı. Karar, bordro hataları ve çalışan sorumluluğu konularında Şili’de tartışmaları beraberinde getirdi.
Şirket, mahkeme kararına karşı itiraz yollarını değerlendireceğini açıkladı. Olay, iş dünyasında ücret sistemleri, iç denetim mekanizmaları ve hukuki sınırlar açısından dikkatle incelenen örnekler arasında yerini aldı.







