Çalışanlara Göre, Evden Çalışmak Özel Hayatın İhlaline Yol Açıyor

Evden çalışma sistemi çalışanların motivasyonlarını, günlük rutinlerini ve özel hayatlarını ne yönde etkiledi?

Koronavirüs salgını sonrası dünyanın büyük bir bölümü evden çalışma sistemine geçti. Kimileri bu durumu çok sevdi, kimileri artık tahammül edemez hale geldi. Bu dönemde işlerin eksiksiz yürümesi ise Twitter gibi bazı şirketlerin sistemlerini tamamen evden çalışmaya geçirmesini sağladı.

Peki evden çalışma sistemi bizleri ne kadar etkiliyor? Verimliliğimize, motivasyonumuza ve fiziksel şartlarımıza ne kadar uygun?  Araştırma şirketi Akademetre, Türkiye genelinde, 25 ilde 1340 kişinin katılımıyla gerçekleştirmiş olduğu “Koronavirüs Sürecinin Çalışma Hayatına Etkisi” araştırmasıyla, koronavirüs salgını sürecinde adaptasyon anlamında çalışanların geliştirdiği davranışları gözler önüne seriyor. Bu araştırma sonucunda ortaya çıkan istatistiklerden bazıları şu şekilde:

  • Çalışanların yüzde 65,6’sı koronavirüs döneminde evden çalışıyor. Koronavirüs döneminde evden çalışanlar arasında yüzde 42,5’lik kesimin evden sürekli çalışıyor. Çalışanların yüzde 34’ü, pozisyonunun evden çalışmaya uygun olmadığını belirtiyor.
  • Koronavirüs salgınından önce çalışanların yaklaşık yüzde 80’i evden/uzaktan çalışma esnekliğine sahip değil.
  • Her 2 çalışandan yaklaşık 1’i, evden/uzaktan çalışmanın hem avantajları, hem dezavantajları olduğunu düşünüyor.

Evde çalışırken motivasyon sağlanamıyor

  • Evden/uzaktan çalışmanın “vakit kazandırmak” noktasında çalışanlara en büyük faydayı sağladığı görülüyor. Bu noktada, özellikle “yolda vakit kaybetmekten kurtulmanın” avantaj sağladığı ifade ediliyor.
  • Evden/uzaktan çalışma sayesinde kazanılan vakit ile; çalışanların kendilerine, ailelerine ve arkadaşlarına daha fazla vakit ayırabildiği görülmektedir.
  • Evden/uzaktan çalışmanın dezavantajlarında ise “birebir iletişimde problemler yaşanabilmesi”, “evde motive olunmaması”, “sosyalleşememe” olarak öne çıkıyor.
  • Hedef kitlenin yarıya yakın bir bölümü, evden/uzaktan çalışmanın özel hayatın ihlaline yol açtığını düşünüyor.

 

  • Her 5 çalışandan 2’si, evden/uzaktan daha fazla çalıştığını belirtiyor. Evden/uzaktan daha fazla çalıştığını belirtenlerin oranı, evden/uzaktan daha az çalıştığını belirtenlerin oranından fazla.
  • Oransal çoğunluk (yüzde 32), evden/uzaktan çalışmanın iş yerinde çalışmak ile aynı verimlilikte olduğunu düşünüyor. Her 3 çalışandan 1’inden fazlası, evden/uzaktan daha verimli çalıştığını düşünüyor.
  • Her 4 çalışandan yaklaşık 3’ü, evden/uzaktan çalışırken kendine özel alan ayırıyor.
  • Çalışanların oransal çoğunluğu, ev kıyafetleri ile evden/uzaktan çalıştığını ifade ediyor. Evden/uzaktan çalışırken “rahat sık” giysilerden “günlük/rahat/ casual” giyim tarzına geçiş görülüyor.

Evden çalışma fikrine en çok 25-34 yaş grubu sıcak bakıyor

  • Her 10 çalışandan yaklaşık 4’ü, evden/uzaktan çalışırken görüntülü görüşme yapmaktan rahatsızlık duyuyor. Kadınlar, evden/uzaktan çalışırken görüntülü görüşme yapmaktan erkeklere göre daha fazla rahatsızlık hissediyor.
  • Her 10 çalışandan 4’ü şirketin haftanın veya ayın belli günlerinde evden/uzaktan çalışma imkanı sunmasını istiyor.
  • Sosyoekonomik statü yükseldikçe, evden/uzaktan çalışma imkânının kalıcı hale gelmesini isteme durumu artış gösteriyor.
  • 25-34 yaş grubunda evden/uzaktan çalışma imkânının kalıcı hale gelmesini isteme durumu en yüksek seviyede.

Ilaydag

İş hayatı ve insan kaynakları ile ilgili çok çeşitli içerikler

İLGİLİ İÇERİKLER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu