Seni Neden İşe Almalıyız Sorusuna Muhtemel Cevaplar

Pandeminin sona ermesiyle birlikte tüm dünyada iş dünyası piyasası da oldukça hareketli günler geçiriyor. Bir süredir dondurulmuş birçok pozisyon için yeni ilanlar açılırken insan kaynakları işe alım ekipleri ise yoğun bir mesai içerisinde.

Araştırmalara göre pandemi sonrası yapılan iş görüşmelerinin %35 daha kısaldığını gösterirken özellikle ilk görüşmeler için online görüşmeler daha fazla tercih ediliyor. Her ne kadar görüşmelerde eski usuller bozulmuş olsa da mülakatlardaki bazı sorular hala güncelliğini koruyor. Bunlardan bir tanesi de sizi neden işe alalım? sorusu. Peki iş görüşmesinde “sizi neden işe alalım?” sorusu neden soruluyor?

Sizi neden işe alalım sorusunun esas amacı aslında adayın beklentileri ile iş yerinin beklentilerinin aynı noktada olup olmadığını anlamak. Çoğu aday kendi işinde ne kadar profesyonel olursa olsun iş görüşmelerinde tecrübesiz kalabiliyor. Her ne kadar sohbet ortamında farklı sorularla gerek aday işvereni gerekse işveren adayı tanımak istese de aslında görüşmenin ana sonucu bu sorunun altındaki yanıtta saklı.

Sizi neden işe alalım sorusuna ne yanıt verilmeli?

Bu soruya birkaç farklı şekilde yanıt verilebilirse de esas beklenen işveren tarafında adayın bu işte çalışmaya istekli olup olmadığının anlaşılmasıdır.

Her iş görüşmesi doğrudan işe girmek için yapılmayabilir. Günümüzde adaylar teklif aşamasına kadar gelip süreci deneyimlemek veya kendini psikolojik olarak daha özgüvenli hissetmek için bile işe alım süreçlerine katılabiliyor. Aynı şekilde şirketler de, aslında hiç işe almayacakları adayları piyasa ücret araştırması veya rakip şirketlerdeki işleyişleri öğrenmek adına kötü niyetli olarak sürece dahil edebiliyorlar. Sizi neden işe alalım sorusu aslında bu noktada oldukça kritik. Çünkü adayın yanıtı ile birlikte işveren temsilcisi de adaya neden orada işe girmesi gerektiğini anlatıyor.

Yukarıdaki açıklama kapsamında eğer aday gerçekten o şirket ve pozisyonda çalışmaya istekliyse bu soruya o görevdeki muhtemel iş yükü ve sorumlulukları karşılayabileceğini hatta nasıl karşılayabileceğini anlatarak yanıtlayabilir. Bu anlatım içerisinde kendi adına kırmızı çizgilerini belirtebilir. (ekip yapısı, verimlilik, fazla mesai vb.)Hatta aday bu soruya verdiği yanıtın ardından eğer işveren temsilcisi hiç bahsetmemişse ben neden sizde çalışmalıyım şeklinde bir karşı soru sorabilir.

Son dönemde pek çok iş görüşmesinin, gerek işveren tarafında aday hakkında, gerekse aday tarafında işveren hakkında yeterince bilgi sahibi olmadan görüşmeye başlaması nedeniyle erken son bulduğu bir gerçek. Bunu önlemenin yegane yöntemi işveren temsilcisinin adayı davet etmeden adayı, önceki iş deneyimlerini, ikamet bölgesini, muhtemel maddi manevi beklentilerini analiz edebiliyor olması. Aday tarafında da iş görüşmesi ile harcanacak vakit kaybını önlemenin en iyi yolu iş başvurusu yaparken tecrübelerini doğru aktarması ve varsa önceliklerini ön yazılarında belirtmeleri. Tabi bunu yaparken doğru uslubu kullanmak ise oldukça önemli.

Kentsel Dönüşüm

İK Magazin

İK Magazin.com üzerinde yer alan varsayılan yöneticidir. Mail: [email protected]

İLGİLİ İÇERİKLER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu