
ABD merkezli giyim şirketi Levi Strauss & Co., işten çıkarılan bir pozisyonun daha sonra yeniden doldurulduğu iddiası nedeniyle yaş ayrımcılığı suçlamasıyla açılan bir davayla gündeme geldi. Dava, 9 Mart 2026’da Kaliforniya Kuzey Bölgesi Federal Mahkemesi’ne sunuldu ve şirketin işten çıkarma gerekçeleri ile sonrasında yapılan personel planlaması arasında çelişki olduğu ileri sürülüyor.
İşten Çıkarma Organizasyonel Küçülme Gerekçesiyle Yapıldı
Davayı açan kişi, Levi Strauss’ta dijital optimizasyon ve deneyim süreçlerinden sorumlu kıdemli ürün yöneticisi olarak görev yapıyordu. Çalışan, işten çıkarılırken şirketin kendisine pozisyonunun iş gücü azaltma kapsamında kaldırıldığını bildirdiğini söylüyor.
Ancak dava dilekçesine göre şirket daha sonra aynı iş kapsamına giren görevleri sözleşmeli çalışanlar veya başka personel aracılığıyla yeniden yürütmeye başladı. Bu durum, işten çıkarmanın gerçekten pozisyonun ortadan kalkmasından mı yoksa farklı bir personel tercihi nedeniyle mi yapıldığı sorusunu gündeme getiriyor.
İşten Çıkarılanların Çoğu 40 Yaş Üzerindeydi İddiası
Davada ayrıca şirketin işten çıkarma sürecine ilişkin verileri de tartışma konusu oldu. Dava dosyasına göre işten çıkarma sürecinde 861 çalışan değerlendirmeye alındı ve bunlardan 30’u işten çıkarıldı. İddiaya göre bu 30 kişinin 22’si 40 yaş ve üzerindeydi, yani ABD yasalarına göre “korunan yaş grubu” içinde bulunuyordu. Çalışan, bu dağılımın işten çıkarma kararlarında yaş faktörünün etkili olabileceğine dair soru işaretleri doğurduğunu savunuyor.
Komisyon Dava Açma Hakkı Verdi
ABD Eşit İstihdam Fırsatı Komisyonu, çalışanın başvurusunu değerlendirdikten sonra Aralık 2025’te kendisine dava açma hakkı tanıyan resmi bir bildirim gönderdi. Kurum soruşturmayı ileri bir aşamaya taşımamış olsa da bu bildirim, çalışanın konuyu federal mahkemeye taşımasının önünü açtı.
Açılan dava, ABD Yaş Ayrımcılığına Karşı İstihdam Yasası ile Medeni Haklar Yasası kapsamında yer alan ayrımcılık hükümlerine dayanıyor. Davacı taraf, geriye dönük ücret ve yan hak kayıplarının telafisinin yanı sıra tazminat ve işe iade veya benzeri bir hukuki çözüm talep ediyor.
Davada şu ana kadar herhangi bir mahkeme kararı verilmiş değil ve iddialar henüz yargı tarafından doğrulanmış değil. Şirketin de dava hakkında resmi bir açıklama yapıp yapmayacağı ve sürecin nasıl ilerleyeceği önümüzdeki dönemde netleşecek.
İK Açısından Neden Önemli?
Uzmanlara göre bu dava, özellikle toplu işten çıkarmalar sonrasında işin nasıl yeniden organize edildiği konusunun hukuki açıdan ne kadar kritik olduğunu hatırlatıyor. Eğer şirketler kaldırıldığını söyledikleri bir rolün görevlerini kısa süre içinde başka çalışanlara veya sözleşmeli personele devrederse, bu durum işten çıkarma gerekçesinin sorgulanmasına yol açabiliyor.







