ArşivYazarlar

Dijital Çağın Getirileri: JoMO ve FoMO

Geçtiğimiz günlerde Facebook, Instagram, Messenger ve Threads’de bir kesinti durumu yaşandı ama bu ilk değildi. Daha önce 4 Ekim 2021’de de Meta’nın (Facebook) ciddi bir teknik hizmet arızası, altı saat boyunca küresel çapta bir “kesintiye” neden olmuştu.

Sosyal medya hesaplarına erişerek gelen bildirimleri görüntülemek, hikayelere bakmak, fotoğraf paylaşmak üzere hesaplarına erişemeyen milyarlarca insanın farklı düzeylerde stres yaşadığı görülmüş. 6 saatlik benzersiz diyebileceğimiz bu çevrimiçi erişim eksikliğinin yarattığı stres etikleri üç ana faktör kullanılarak test edilmiş. Olay sonrasındaki iki gün içinde, 571 yetişkinin katılım sağladığı bir anket düzenleniyor. Ankette hem nicel hem de nitel analizler kullanılmakla birlikte, yetişkinlerin sosyal medya kesintisi sırasında yaşadıkları duygusal deneyimleri ve stresin belirleyicilerini keşfetmek üzere veriler toplanıyor.

Analiz dört tür tepki ortaya koymuş:

  1. İlk başta endişeli hissetmek, ancak kesintinin küresel olduğunu fark ettikten sonra daha iyi hissetmek.
  2. Olumsuz duygulara sahip olmak;
  3. Olumlu duygulara sahip olmak ve hatta kaçırma sevincinin (JoMO: Joy Of Missing Out) bir versiyonunu yaşamak. FoMO’yu tersine çevirmek de diyebiliriz, tükenmişlikten kaçmak ve kendini özgür hissetmek üzere aksiyon almak ancak bu da hemen olabilecek bir şey değil. Zihnimizde düşünce kalıplarının yerleşmesi, davranışa dönüşmesi kritik.
  4. Kayıtsız hissetmek. Hiyerarşik regresyonla, kaçırma korkusu olarak adlandırılan FoMO, sosyal medya yoğunluğu, duygusal deneyim, yaş ve medeni durum ile önemli ölçüde tahmin edilebileceğini göstermiştir. Ayrıca, FoMO ve yoğunluğun yaş ve stres arasında aracı olduğu bulunmuştur. Son olarak, stres ile cinsiyet ve istihdam arasında ilişkiler bulunmuştur; serbest meslek sahibi kadınlar erkeklerden daha az stres yaşarken, serbest meslek sahibi olmayan kadınlar daha fazla stres yaşamaktadır sonucuna da varılmış.

Bu sonuçlara katılmakla birlikte, bir de 2021 yılında pandeminin yarattığı kaygı ve uygulanan bir takım kısıtlamalar sebebiyle evde geçirilen sürelerin artmasının sonucu olarak sosyal medya kullanım sürelerinin de önemli ölçüde artması, internet kullanımının hayatımızın her noktasında yaygınlaşmasıyla beraber, JoMO ve FoMO gibi kavramların psikoloji üzerinde yarattığı etkileriyle tanıştık. Bu kavramlar henüz sosyal medya hastalığı olarak tariflenmese de Dijital Çağın hastalığı olarak konu edilmeye başlandı.

Ayrıca 5 Mart 2024 tarihinde yine Meta platformlarında yaşanan kesinti, sanal ortamda yaşanan siber güvenlik vakaları sebebiyle teknolojiye karşı temkinli olan baby boomer olan aile büyüklerimizi ”facebooka giriş yapamıyorum acaba hacklendim mi” düşüncesi ile bir kaygı, korkuya sardı. Bir Y kuşağı olarak, hemen bu durumu anlamak için X platformuna girdim ve  Elon Musk’un alaycı mesajı ”if you are reading this post, it’s because our service are working” ile olayın küresel bir kesinti sonucu olduğunu öğrendim. Ayrıca yapılan bir araştırmaya göre Y kuşağı Facebook’u  hala, X’e (Twitter) göre daha çok kullanıyormuş, lakin istisnalar kaideyi bozmaz 🙂

Gülden Erşan

IK Profesyoneli, Koç

Kaynak : The Washington Post

Kentsel Dönüşüm

İK Magazin

İK Magazin.com üzerinde yer alan varsayılan yöneticidir. Mail: info@ikmagazin.com

İLGİLİ İÇERİKLER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu