
Son dönemde küresel iş dünyasında dikkat çeken gelişmelerden biri, şirketlerin aynı anda hem işten çıkarma hem de işe alım faaliyetlerini aynı anda sürdürmesi. “Fire & Hire” olarak adlandırılan bu yaklaşım, özellikle teknoloji ve danışmanlık sektörlerinde daha görünür hale geliyor. Son veriler, 2026 itibarıyla yalnızca teknoloji sektöründe 70.000’in üzerinde çalışanın işten çıkarıldığını, buna karşın şirketlerin yeni işe alımlarına ise devam ettiğini gösteriyor.
Bu durum, geleneksel iş gücü yönetimi anlayışından farklı bir yaklaşımı işaret ediyor. Önceki dönemlerde işten çıkarmalar genellikle ekonomik daralma veya kriz yönetimi ile ilişkilendirilirken, bugün ise daha çok organizasyonel dönüşüm ve yeniden yapılanma kapsamında ilerliyor. Geçtiğimiz günlerde Tata Consultancy Services’ın 23.000 çalışanı ile yollarını ayırmasının ardından 25.000 yeni mezun işe alımı yapması bu yaklaşımın son örneklerinden biri.
İş Gücü Yapısında Değişim
Son gelişmeler, iş gücü yapısında rol bazlı yaklaşımdan yetkinlik bazlı yaklaşıma doğru bir geçiş olduğunu gösteriyor. Şirketler artık belirli pozisyonları korumaktan çok ihtiyaç duydukları becerilere odaklanıyor.
Bu kapsamda:
- Tekrarlayan ve operasyonel görevler azalıyor
- Veri analizi, teknoloji kullanımı ve çok disiplinli düşünme gibi beceriler öne çıkıyor
- Mevcut çalışan profili ile ihtiyaç duyulan yetkinlikler arasında fark oluşuyor
Bu fark, bazı pozisyonların ortadan kalkmasına ve aynı zamanda farklı niteliklere sahip yeni çalışanların işe alınmasına yol açıyor.
Yapay Zekâ ve Otomasyonun Etkisi
Yapay zekâ ve otomasyon teknolojileri iş gücü planlamasını doğrudan etkiliyor. Şirketler bu teknolojiler sayesinde daha az çalışanla daha fazla çıktı üretebiliyor ve süreçlerini yeniden kurguluyor.
Peki bu gelişmelerin iş gücüne etkileri ne şekilde?
- Bazı görevler tamamen otomatikleşiyor
- Bazı roller dönüşerek farklı beceriler gerektiriyor
- Yeni teknolojilere uyum sağlayabilen çalışanlara talep artıyor
Bu durum, işten çıkarmalar ile işe alımların aynı dönemde gerçekleşmesine neden oluyor.
İşten Çıkarma ve İşe Alımın Eş Zamanlı Yürütülmesi
Son dönemde bazı büyük şirketler önemli sayıda çalışanla yollarını ayırırken aynı zamanda yeni mezun alımlarına devam etmesi, iş gücünün tamamen azaltılmasından ziyade yeniden dengelenmesine işaret ediyor.
Bu modelde:
- Mevcut iş gücü içindeki bazı roller azaltılıyor
- Gelecekte ihtiyaç duyulacak alanlara yönelik işe alımlar yapılıyor
- Organizasyonlar daha esnek ve değişime açık hale geliyor
Bu süreçler kısa vadeli maliyet yönetiminden çok uzun vadeli uyum ve verimlilik hedefleriyle ilerliyor.
İnsan Kaynakları Fonksiyonunun Rolü
Bu dönüşüm sürecinde insan kaynakları fonksiyonunun rolü de genişliyor. HR artık yalnızca işe alım ve operasyon süreçlerini yöneten bir yapı olmaktan çıkıp organizasyonun nasıl şekilleneceğini belirleyen bir rol üstleniyor.
Güncel olarak HR ekipleri:
- İş gücü planlaması yapıyor
- Yetkinlik analizleri gerçekleştiriyor
- Organizasyonel dönüşüm süreçlerini yönetiyor
- Eğitim ve yeniden beceri kazandırma programları oluşturuyor
- Veri temelli karar mekanizmaları kuruyor
Bu çerçevede insan kaynakları daha stratejik bir konuma yerleşiyor.
İş Gücü Piyasasına Etkileri
İşten çıkarma haberlerine rağmen bazı bölgelerde iş gücü piyasası tamamen zayıflamıyor. Bu durum, iş fırsatlarının ortadan kalkmadığını, ancak yapısının değiştiğini gösteriyor.
Özellikle:
- Bazı sektörlerde daralma yaşanıyor
- Teknoloji ve veri odaklı alanlarda yeni fırsatlar oluşuyor
Bu gelişmeler, iş gücü piyasasında yapısal bir dönüşüm olduğunu ortaya koyuyor.
Genel Değerlendirme
“Fire & Hire” yaklaşımı, iş gücü yönetiminde yeni bir dönemi ifade ediyor. Bu model, şirketlerin küçülmesinden çok yeniden şekillenmesini anlatıyor.
Son gelişmelere bakıldığında:
- İşten çıkarmalar tek başına küçülme anlamına gelmiyor
- İşe alımlar değişen ihtiyaçlara göre şekilleniyor
- Organizasyonlar daha esnek ve teknoloji odaklı hale geliyor
Bu çerçevede iş dünyasında yaşanan gelişmelerin kısa vadeli değil, daha geniş kapsamlı bir dönüşüm sürecinin parçası olduğu görülüyor.







